Dr. Hulusi Köse yazdı |
Cumhuriyet’in ilk yıllarında Türkiye için havacılık, teknik bir gelişmenin ötesinde bağımsızlığın ayrılmaz bir parçası olarak görülüyordu. Genç Cumhuriyet, kendi uçağını tasarlayacak, üretecek ve uçuracak insan kaynağını yetiştirmek amacıyla önemli adımlar attı. Bu adımların en dikkat çekici örneklerinden biri, Türk Tayyare Cemiyeti tarafından yurt dışına gönderilen genç mühendislerdi.

Bu gençlerden Selahattin Reşit Alan, kısa ömrüne rağmen Türk havacılık tarihinin en önemli isimleri arasına girdi. Mühendis, pilot, tasarımcı ve test pilotu kimliklerini aynı bünyede taşıyan Alan, Cumhuriyet’in yerli uçak üretme idealini hayata geçirmek için çalışan öncü kadronun en önemli temsilcileri arasında yer aldı.
Cumhuriyet’in Avrupa’ya Gönderdiği Genç Mühendislerden Biri
Kaynaklarda doğum yılına ilişkin farklı bilgiler yer almakla birlikte Selahattin Reşit Alan’ın bugün Kuzey Makedonya sınırları içerisinde bulunan Prilep’te dünyaya geldiği kabul edilmektedir.
Türk Tayyare Cemiyeti’nin 1926 yılında açtığı sınavı kazanarak Fransa’ya gönderilen Alan, Paris’teki havacılık eğitim kurumlarında uçak mühendisliği eğitimi aldı. Aynı dönemde pilotluk eğitimini tamamladı. Yaklaşık dört yıl süren eğitimin ardından 1930 yılında Türkiye’ye döndüğünde, Cumhuriyet’in havacılık alanında yetişmiş ilk mühendis kuşağı içerisinde bulunuyordu.
Eskişehir’de Başlayan Üretim Yolculuğu
Türkiye’ye dönüşünün ardından Eskişehir Tayyare Tamir Fabrikası’nda göreve başlayan Selahattin Reşit Alan, bakım ve onarım faaliyetlerinin yanında yeni uçak projelerinde de görev üstlendi.
1932 yılında Millî Müdafaa Vekâleti için geliştirilen MMV-1 eğitim ve keşif uçağının tasarım çalışmalarına katkı sundu. Bu proje, Türk mühendislerinin kendi bilgi ve kabiliyetleriyle geliştirdiği ilk özgün uçak çalışmalarından biri olarak havacılık tarihindeki yerini aldı.
Nuri Demirağ’ın Yerli Uçak Hamlesi

1935 yılı, Selahattin Reşit Alan’ın meslek hayatında yeni bir dönemin başlangıcı oldu.
Nuri Demirağ’ın yerli uçak üretimine yönelik girişimine katılan Alan, Eskişehir’deki görevinden ayrılarak İstanbul Beşiktaş’ta kurulan Tayyare Atölyesi’nin teknik kadrosuna geçti. Kısa süre sonra fabrikanın başmühendisliği görevini üstlendi.
Teknik ekibiyle birlikte Avrupa’daki havacılık gelişmelerini yakından takip etti. Fabrikada yürütülen tasarım ve üretim faaliyetlerini yönetti. Aynı dönemde Yeşilköy’de kurulan Gök Okulu’nun teknik çalışmalarında da sorumluluk aldı.
Nu.D.36 ve Nu.D.38’in Geliştirilmesi
Selahattin Reşit Alan’ın adı en çok Nu.D.36 eğitim uçağı ile Nu.D.38 yolcu uçağı projeleriyle anılmaktadır.
1936 yılında ilk uçuşunu gerçekleştiren Nu.D.36, Türk mühendislerinin bilgi birikimiyle geliştirilen eğitim uçakları arasında önemli bir yere sahipti. Ardından altı kişilik Nu.D.38 yolcu uçağı üretildi.
Bu süreçte Türk Hava Kurumu tarafından sipariş edilen planörlerin üretimi de gerçekleştirildi.
Alan, teknik sorumluluğun yanı sıra test pilotluğu görevini de üstlendi. Çizim masasında geliştirdiği uçakları gökyüzünde bizzat deneyerek mühendislik ile pilotluğu aynı potada buluşturdu.
Gökyüzünde Şehit Düştü
13 Temmuz 1938 tarihinde Nu.D.36’nın Eskişehir’de yapılacak kabul uçuşu kapsamında gerçekleştirilen test sırasında meydana gelen kaza, Türk havacılık tarihinin en acı olaylarından biri olarak kayıtlara geçti.
İnönü Meydanı’na iniş esnasında yaşanan kazada Selahattin Reşit Alan şehit düştü.

Millî Savunma Bakanlığı yayınlarında “Türk hava harp sanayiinin şehit mühendisi” olarak anılan Alan’ın şehadeti, Nuri Demirağ’ın yürüttüğü yerli uçak üretim çalışmalarını da derinden etkiledi. Ardından Türk Hava Kurumu siparişlerini iptal etti ve Türkiye’nin ilk kapsamlı özel sektör uçak üretim girişimi önemli bir darbe aldı.
Türk Havacılık Tarihindeki Yeri
Selahattin Reşit Alan, Cumhuriyet’in ilk yıllarında yetişen havacılık mühendisleri arasında özel bir konuma sahiptir.
O; mühendis, pilot, tasarımcı ve test pilotu kimliklerini aynı hayatın içinde birleştirdi. Çizim masasındaki hesaplarını kokpitte sınayan, geliştirilmesine katkı sunduğu uçakların ilk uçuşlarında görev alan öncü isimlerden biri olarak Türk havacılık tarihinde iz bıraktı.
Bugün havacılık tarihine bakıldığında Selahattin Reşit Alan, Cumhuriyet’in sanayileşme hedefleri doğrultusunda yetişen mühendis kuşağının en önemli temsilcileri arasında değerlendirilmektedir.
Son Söz
Türk havacılık tarihinin bazı isimleri geliştirdikleri uçaklarla, bazıları yetiştirdikleri öğrencilerle, bazıları da geride bıraktıkları fikirlerle hatırlanır.
Selahattin Reşit Alan ise bütün ömrünü Türk milletinin kendi kanatlarıyla gökyüzüne yükselebilmesi idealine adadı. Ürettiği uçakların kokpitinde görev yaptı, aynı ideal uğruna çalıştı ve yine aynı ideal için gökyüzünde şehit düştü.
Aradan geçen yıllara rağmen adı, Türk havacılık tarihinin öncü mühendisleri arasında yaşamaya devam ediyor.
Millî havacılığımızın öncü isimlerinden Selahattin Reşit Alan’ı, şehadetinin yıl dönümünde rahmet, minnet ve saygıyla anıyoruz.

